Reklam
Reklam
Beykoz Olay - Beykoz Haberleri -
$ DOLAR → Alış: 3,45 / Satış: 3,47
€ EURO → Alış: 4,11 / Satış: 4,12

HAC YOLCULUĞUNA ÇIKARKEN

Yılmaz Özdemir
Yılmaz Özdemir
  • 25.08.2017
  • 151 kez okundu

Kıymetli dostlarım;

Öncelikle hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum ALLAHIN rahmeti ve bereketi üzerinize ve üzerimize olsun…

Önünüzdeki günlerde Hac ibadetimizi yapmak üzere bu kutsal yolculuğa çıkacağım… Malumunuz yaşantımız boyunca hayatın akışı içinde beşeri münasebetlerimizde eksiğimiz olmuş olabilir.. Bu vesile ile sizlerden helallik istiyorum…

Haccın Fazileti’ne kısaca şöyle bir göz atarsak Hac;

Dünya ve ahiret hayatı açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Samimi ve ihlâslı bir şekilde yerine getirildiği zaman, Müslümanı günahlarından arındırır, onun Allah katındaki derecesini yükseltir, cenneti kazanmasına vesile olur ve kişiyi ahlâken olgunlaştırır.

Gücü yetenlerin farz olarak ömürlerinde bir defa yapacakları bu ibadetin fazileti gerçekten büyüktür. “Kim Allah için hacceder de kötü söz ve davranışlardan sakınır ve günahlara sapmazsa – kul hakları hariç – annesinin onu doğurduğu günkü gibi günahlardan arınmış olarak döner” hadisi şerifi, haccın ne derece faziletli bir ibadet olduğunu anlatmaya yeter.

Bununla birlikte haccın fazileti konusunda birkaç hadis-i şerif daha zikretmek yararlı olacaktır. Peygamber Efendimiz (S.A.S.) şöyle buyurmuştur: “Makbul haccın karşılığı Cennetten başka bir şey değildir. Umre de diğer bir umre ile arasındaki günahları siler.” Amellerin hangisi daha faziletlidir? Şeklindeki bir soruya Peygamberimiz: “Allah ve Rasûlüne iman” şeklinde cevap vermiş; sonra hangisi? diye sorulunca; “Allah yolunda cihat” buyurmuş, sonra hangisi? Denince; “Makbul hac” diye cevap vermiştir. Hacceden kimselerin Allah katındaki değeri çok yüksektir. Bu sebeple Yüce Allah onların içtenlikle yapacakları duaları geri çevirmez. Peygamber Efendimiz; “Haccedenler ve umre yapanlar Allah’ın misafirleridir. Kendisine dua ederlerse, dualarını kabul eder, Bağışlanma dilerlerse onları bağışlar” buyurmaktadır.

Konuyla ilgili bir diğer hadis-i şerif de şöyledir: “Hac ve umreyi art arda yapınız. Çünkü bu ikisi, körüğün demir, altın ve gümüşün pasını giderdiği gibi fakirliği ve günahları yok eder. “Bir hadis-i şerifte de hac ve umre normalde gaza yoluyla yapılan cihada katılmayan yaşlılar, küçükler, güçsüzler ve kadınların cihadı olarak nitelendirilmiştir ki, bu da haccın ne derece faziletli bir ibadet olduğunu göstermektedir. Yüce Allah’ın kullarını en çok affettiği gün olan Arife gününde saçı başı dağılmış, toza toprağa belenmiş bir vaziyette el açıp Allah’a yalvaran kullarını Cenabı Hak mutlaka affeder. Önemli olan böylesine üstün bir ibadeti, gereği gibi yerine getirerek onun faziletinden yararlanmaktır.

Haç; insanın dünyada yaratılışı temsili olarak gerçekleştirmesidir. İnsana yeryüzündeki görevini hatırlatmakta ve bu görevi uygulamalı olarak göstermektedir. Bunun içindir ki hacdaki görevler vakfe, tavaf, sa’y olarak belirlenmiştir. Bunların hepsi de durmayı yani sükûnu değil; hareketi gerektirmektedir.

Vakfe; insanın bir yerde durması yani hareketin olmaması halidir. Bu duruş anlamsız bir eylem değil, tefekkür için duruştur. Gerçek anlamda tefekkür, toplum içerisinde olmadığından, insanlardan uzaklaşmak gerekir. Vakfe her ne kadar durmak anlamında olsa da, asıl olarak bir fiildir. Bu eylemin tefekkür olarak isimlendirilmemesi vakfe olarak isimlendirilmesi, haccın eylemler bütünü olmasındandır.

Haccın en önemli özelliklerinden biri bir ümmet buluşması özelliği taşımasıdır. Hacc bir tür ümmet zirvesidir. Orada ulusal kimlikler değil ümmet kimliği yani Müslüman kimliği geçerlidir. İşte bundan dolayı bütün herkes memleketinde giydiği elbiseyi çıkarıp bembeyaz ihramlara bürünmektedir. Orada, takvadan başka hiçbir üstünlüğün Allah katında değerinin olmadığı yaşanarak gözlenmektedir. Buna hacca gelen mümin kardeşlerimizle ilişkilerimizde dikkat etmemiz ve insanlara ümmet bilinciyle, kardeşlik hassasiyetiyle yaklaşmamız gerekir. Kimseyi aşağılamamak, herkesin orada takva üzere buluştuğunu, üstünlüğün sadece takvada olduğunu çok iyi düşünmek, bunun farkında olmak gerekir.

Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de hacda insanlarla tartışmaya girmemek gerektiğini hatırlatır. (Bakara, 2/196) Hacda insan bazen çok büyük zorluklarla, sıkıntılarla karşı karşıya kalabiliyor. Fakat bütün bu zorluklara rağmen yine de insanlarla tartışmaya girmemek, ihramın yüklediği sorumluluk bilinciyle hareket etmek ve herkesle iyi geçinmeye çalışmak gerekir. Çünkü hac aynı zamanda bir nefis terbiyesidir. Bunda başarılı olmaya çalışmak gerekir.

Bu yolculuğa çıkacak olan tüm dostların şimdiden Haccı mübarek olsun…

Kalın sağlıcakla.

Selam ve dua ile…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ